Furkan Berk Karatas

Furkan Berk Karatas

şiir

başlangıç - göç zamanı

içimizde ılık ılık bir rüzgâr ve beldelerde sessiz sakin bahar kokuşmuş cenazelerimizi yıkamak için yağmur değil dert yağar işlemez müzisyenlerin besbelli parmakları kırılmış mukadder elleri yeniden işte çığırtkanlardan o ölümsüz gürültü varmıyor ozanların dilleri haykırmaya türküleri sesimiz çıkmıyorsa sabrımızdandır uyuyorsa in cin, başsız kaldığımızdandır sormak lazım bu ulu çınarın köküne

By Furkan Berk Karatas

şiir

nova romanın öyküsü - yüzüncü gün

yüzüncü gün durmaksızın devinen durmaksızın yürünen bir günün ardından durulur dişliler o saniye o saniye selama duran erin mukavemetten yoksun tez aksiyona dönüşen iradesiyle sıtop eder o saniye artık kalan yorgunluğun artık izin dahilindedir gözlerin oğuşturulması   bahanelere ihtiyaç var kuşku duyduğumuz anlarda yürüdüğümüz yollardan göğüs kafesimizi görmezden gelerek şeffaf bir

By Furkan Berk Karatas

şiir

nova romanın öyküsü - kırkıncı gün

kırkıncı gün şimdi nefesi kesik coğrafyalarda duyulmamıştır öğretmemiştir tanrı bazı nesnelerin adını milletlere alize nedir erilmemiştir keşfine o sırrın yine de hisseder nesneler fısıldarım ben onların cansız bedenine durgun kırgın saçlara dokunur aramakta türdeşini birkaç alize girer içlerine bırakır kendinden parçalar bir gün geri döneriz diye saçları tutar altın varaklar

By Furkan Berk Karatas