başlangıç - adsız karanlık

Share

insanlar ve şehirler

ölümü tattılar ve tükürdüler

ana kucağında ışıktan şarkılar

söylediler, hiç var olmamış şarkılar

soğuk güneşler kadar minik bir bulut

alevden inciler kadar dev bir bulut

geçti üzerlerinden; bihaber

ağlamadı bulut

mutlu bile değildi, gelip geçti sessizce

insanlar ve şehirler

uyudular bihaber

 

dua ediyordu yaşlı adam

adı yoktu

uzaklarda aşkı arıyordu kız

adı yoktu

karanlığın kalbinden şarap içiyordu kadın

adı yoktu

bir ejderha geçti üzerlerinden veya uğurböceği

sonsuzluk onları yuttu

insanlar ve şehirler

sonsuza kadar uyudu

adları yoktu

 

“neredeyim ben?”

ağlıyordu hepsi, soruyorlardı

dünya güneşi yuttu, onu da ay

efsanelerin arasında yolsuz;

insanlar ve şehirler, uyurken uyanık

asırlar olup toz zerreleri, uçuştular

ve sonra gecenin bir yarısı

bağırırken uyandılar

şehirler doluydu kutluydu insanlara, insanlar şehirlerle dolu

caddeler, kokulu, insan boca edilmiş boza buluntusu

şehirler caddelerle, şehirler şehirlerle dolu

bazı insanlar bazı insanları bulamıyordu

çünki insanlar insanlarla

yoktu

adı yoktu hiç birinin

fısıldadı bulut veya ejderha veya uğurböceği

“hadi, yaşa, unut”

başka bir bulut geçti üzerlerinden

görmediler bile, zaman çarkı döndü yeniden

 

insanlar ve şehirler,

ardlarının peşindeydiler

ve yine, yeni, yeniden

kalplerdeki hanlara giden

yolları

ve sırları

unuttular, insanlar ve şehirler

mutsuz bile değillerdi

 

insan insanı öldürdü, şehir insanı ve nihayetinde insan tanrıyı;

ama yetişmişti

insanlar ve şehirler

yaşamı tattılar ve tükürdüler

toprağın bağrında fısıltıdan şarkılar

söylediler, uyudular

ve uyudular

adları bile yoktu

bir balık geçti üzerlerinden

 

 

 

Read more

nova romanın öyküsü - yüzüncü gün

yüzüncü gün durmaksızın devinen durmaksızın yürünen bir günün ardından durulur dişliler o saniye o saniye selama duran erin mukavemetten yoksun tez aksiyona dönüşen iradesiyle sıtop eder o saniye artık kalan yorgunluğun artık izin dahilindedir gözlerin oğuşturulması   bahanelere ihtiyaç var kuşku duyduğumuz anlarda yürüdüğümüz yollardan göğüs kafesimizi görmezden gelerek şeffaf bir

By Furkan Berk Karatas